© COPYRIGHT 2015

by Ahmet TURKOGLU

Kamboçya’da Polis Gözaltısı..

Kamboçya.. Güneydoğu Asya..

Phnom Penh’in kirli sokaklarında öğle yemeği için dolanıyorum.. Bu sıcakta sokaklar pek insan yok.. Bir ben, bir de benim gibi açlıktan arayıştaki fareler.. İlk tercihim sokak yemekleri.. “Orası pahalı, burası kirli” derken bir türlü nerede, ne yiyeceğime karar veremiyorum..

Yol kenarında bir manzara dikkatimi çekiyor.. Genişçe bir kaldırım.. Mangal yakılmış.. Masa kurulmuş.. İçkiler, mezeler, salatalar hazırlanmış.. Belli ki abiler eğlenecek.. Bazıları sivil, bazılarında polis üniforması var.. Takılıyorlar..

Yerlilerin eğlence anlayışı her zaman ilgimi çekmiştir.. Şöyle bir duraksadım sokak ortasında.. Ne içiyorlar, ne yiyorlar diye 2 saniye göz gezdirdim..

Masa başında oturan kalıplı abi beni gördü ve sesledi “gel gel” diye.. “Eyvallah, afiyet olsun” diyip yoluma gitmeye çalıştım ki abi açıverdi birayı.. “Gel, gel” ısrar etti.. Bira açılmış bir kere, ziyan edilmez.. Yanaştım yanlarına.. Tutuşturdular birayı elime..

Ve olan oldu.. 3 saatim bu abiler ile geçti..

Abiler polis.. Kamboçya’da uzak durulması gereken ilk şey polis ve ben polisler ile başkentin göbeğinde sokakta mangal yapıyorum 🙂..

Dana etleri Amerika’dan, kuzu etleri Yeni Zelanda’dan..

Derme çatma masanın başında oturan iri abimiz varlıklı.. Göbeğinden belli ediyor zaten.. En kıdemli polis oymuş.. Paşa.. Arkadaki dükkan da onun.. Döviz bürosu gibi birşey ama karanlık işler de dönüyor olabilir.. Demir parmaklıklar arasından tomarla dolar transferi oluyor arada.. Aynı sokaklarda 1 dolara gün geçiren insanları düşününce.. Gizemli, enteresan olaylar..

Paşanın oğlu çıktı dükkandan.. Onunla konuştuk.. Tek İngilizce bilen o.. Kamboçya’nın kötü durumundan bahsetti.. Yolsuzluklardan.. 30 yıldır iktidarda olan hükümetin gaddarlığından.. Dertler derya.. İçtikçe içtik.. Ben içiyorum abiler tazeliyor.. İçmek istemiyorum ağırdan alıyorum,  geliyorlar birayı kontrol ediyorlar.. Bitmiş bu diyip yenisini veriyorlar.. Ne kadar içtim bilmiyorum.. Bira da değişik birşey, hem yüksek alkollü, hem koyu, hem de pipet ile içiyorlar 🙂..

Paşa, barça barça etleri tabağa koyup elime tutuşturuyor.. Etlerin nasıl olduğunu söylemeye gerek yok.. Günler sonra ete doydum..

Fotoğraflar çektirdik.. Oğul o demir parmaklıkları açıp, dükkana davet etti.. Ne dövüz bürosu.. Ne kuyumcu.. Ne olduğu belirsiz bir dükkan.. Sadece para var.. Deste deste.. Tomar tomar..

Paşa’nın fotoğrafı asılı duvarda.. Başbakan’dan madalya alırken.. Önemli bir paşamız yani.. Omuzlarında yıldızlardan bir galaksi var..

3 saat sonra, biralar ve etler bitti.. Abiler zil zurna sarhoş.. Bazıları mobilet ile evine gitmeye çalışıyor.. Yolda sekiz çizerek, korna çalarak.. Diğer polisler onların haline gülüyor.. Paşa ciddi.. Toparlayın buraları diye emir veriyor ve süper lüks, dev gibi bir jipe binerek ayrılıyor.. Ben de kalanlar ile vedalaşıyorum.. Herkes yoluna koyuluyor..

Phnom Penh’in kirli ve sıcak sokakları.. Yürüyerek arkadaşların evine gidiyorum.. Saat daha akşam 6.. “Ne yaptın bugün?” sorusuna cevabım;

“Polisler beni yoldan çevirdi, alıkoydular”..

 “Ohaa, naptın olm, nası kurtuldun?”..

“10 bira içip 5 kilo et yersen serbest bırakıyorlar” 🙂..

Kamboçya’da paşa tanıdığım var artık..

Sorun yaşarsanız haber verin 😉

Sor Turko’ya.. Kamboçya 🇰🇭

Daha Fazla YOLLUK

Benzer Yazılar;



Yorumlar (2)